Çiçek Elbise ( Flower Dress )

by dark_priestess

by dark_priestess

Moda, sanat ve daha pek çok alanda doğanın güzellik ve gizeminden ilham almayan bir alan yok gibi.. Doğanın güzellikleri arasında en çok etkilenilenlerden biri de çiçekler.. Çiçekler, gerek kumaş desenlerinde olsun gerek elbise formlarına ilham konusu olması açısından moda alanında tasarımcılar ve grafikerler arasında çok sık kullanılıyor..

Çiçek ve çiçek yapraklarının, taze yada kurutulmuş halleriyle kullanılması resim ve fotoğrafçılıkta da çok yaygın.. Değişik çiçekler kullanarak çeşitli kompozisyonlar oluşturarak çok güzel hatta üç boyut görünümünde tablolar yaratmak mümkün..

İşte moda designer’ ları çiçek yapraklarını kullanarak hazırladıkları elbise tasarım eskizleriyle adeta bir tablo gibi saklanacak güzelliklere imza atmışlar..

Bu tasarımları yaparken gerekli tek şey sadece çiçek yaprakları, gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış.. Aslında geçmişe baktığımızda hepimizin az çok çocukluktan anıları vardır.. Çiçekler; evlerde, balkonlarda yada bahçelerimizde olsun oyunlarımıza da girmiştir zaman zaman.. Örneğin ben, yıldız yada sardunya çiçeklerinin yapraklarını tırnaklarınıza yapıştırdığınızda çok güzel renkli uzun tırnak gibi göründüğünden küçükken çok severdim bu yapraklarla oynamayı.. İşte hayal gücünün de bir sınırı yok..

Bu nedenle aslında bu çiçek yapraklarıyla tasarımlar küçük çocuklarınızla çok eğlenceli vakit geçirebileceğiniz bir aktiviteye de dönüşebilir.. Tabii ki çocuğunuzun yada sizin çiçek alerjiniz yoksa..

Çocuklarınızın dikiş, kumaşlar gibi konulara ilgisi varsa ve eline makas, iğne gibi aletleri veremeyeceğiniz bir yaşta iseler bu çalışmalar onların çok hoşuna gidecektir.. Hem yaratıcılıkları, renk uyumu ve estetik anlayışları da gelişecektir..

Yukarıdaki resimlerde gördüğünüz gibi önceleri bir vücut çizimine bile gerek olmadan başlayabilecekleri bu çalışmalarda zamanla aşağıda bazı designer’ lardan eskiz örneklerini göreceğiniz çiçek elbiseler ( Flower Fashion, Flower Dress ) gibi şahane çalışmalara imza atabilirler..

Çiçekler kadar, renkli, zarif günleriniz olsun..

Sevgilerimle.. ❤

flower_dress

by ashiiee

by noirthrus

by noirthrus

Dikiş (Sewing) içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 4 Yorum

Tığ Örgü Motif, Beyaz Bolero

OrguBolero4_monochrome

Bu tığ örgü motiften oluşan beyaz bolero için yaptığımız çekimlere baktığımda daha önce yazdığım Monochrome Fashion adlı postla  ne kadar uyuştuğunu farkedince, siyah-beyazın bu güzel ahengini biraz daha devam ettirerek  bu yazıya da  öyle bir giriş yapmak istedim.. Böylece bu akıma bende ördüğüm “el yapımı- handmade” boleromla kendi stilimde dokunmuş oldum..

Aslında daha önceki Siyah Triko Dik Yaka Bluz ve Triko Jarse Tunik & Elbise yazılarımdaki kombinlerde monochrome akımıyla örtüşmekte..

OrguBolero_Monochrome

Bazen doğaçlama gelişen olaylar sizi düşündüğünüzden daha başka taraflara götürebiliyor ve daha güzelde olabiliyor.. Bu yazıma monochrome başladım ama renkli yani colorful bitireceğim şimdiden belirteyim.. Son anda giriş kısmı içimden böyle geldi konsepte yakışacağını düşündüğümden, biraz da monochrome cazibesi ağır bastığından olsa gerek.. 🙂

Bu bolero hem rahatlığı hem de şıklığı açısından olsun kullanımı yine çok yönlü.. Kombin şeklinize göre spordan klasiğe her türlü uyum sağlıyor.. Ben genelde bu tür parçaları düz ve sade, askısız top yada ince askılı yada atlet tarzı tişörtler ve elbiseler üzerinde kullanıyorum.. Böylelikle alttaki parçaları daha bir yok edip sadece boleronun öne çıkması ve çarpıcı görünmesi sağlanmış oluyor..

Boleroyu örmek için Anchor’ un Fantastik merserize örgü iplerini kullandım.. Yalnız sanırım, Anchor’ un bu çeşit ve daha pek çok yün çeşidi piyasada artık yok..

AnchorYün mağazalarında eskiden ellerinde kalan varsa bulabiliyorsunuz.. Anchor’ un bu merserize örgü ipleri çok kaliteli, hafif parlak, örgüye çok yakışıyordu, yıkama sonrasında da bozulmuyordu.. Diğer alternatif markalardan fiyat açısından biraz pahalıydı ama bu örgü ipinin duruş ve görünüşünü beğendiğimden yazlık örgülerimde en sık kullandığım merserize iplerdi..

Altın Başak markasının da buna benzer örgü ipleri var ama biraz daha mat.. Artık bu ve benzeri diğer markaları denemek gerekecek ileriki günlerde.. 🙂

Bolero sadece tığla örülen üç motiften oluşuyor.. İstediğiniz bir motifi kullanabilirsiniz.. Hani genelde dantel için kullanılan motifler, herkesde vardır.. İşte onları birde kalın yünlerle yada böyle merserize, pamuklu örgü ipleri ile örmeyi deneyin ortaya nasıl güzellikler çıkacak bakın bakalım..

Benim kullandığım motif, örgü ipinin kalınlığına göre yaklaşık 19-20 cm.lik bir kare oluşturdu ve beden ölçüm için tam geldi.. Motifin birini arkada kare olarak, önlerde göğüs kısımlarında ise köşegenden kullandım.. Yan ara kısımlarını ise file örgü ile tamamladım.. Ama bu araları da isterseniz motif yada başka bir şekilde tamamlamak sadece sizin yaratıcılığınıza kalmış.. Yani böyle bir bolero yapmak için motifleri değişik şekillerde birleştirerek çok çeşitli değişik tasarımlar yaratmak mümkün..

Boleronun ön kısmında, motifleri köşelerinden birleştirdim, açılır olmasını istemediğimden.. Motifleri birleştirdiğim yere, üzerini tığla örerek kapladığım düz yassı ve en büyük kemik düğmelerden diktim.. Askılarıda uygun kalınlıkta trabzan örneği ile örerek bedene birleştiriyoruz.. Etek uçlarında ise herkesin kurtçuk (yada tırtıl) diye bildiği tığla örülen püsküllerden kullandım.. Püsküllerin boylarını ve ne kadar sıklıkta yapacağınızı isteğinize ve bedeninize göre ayarlayabilirsiniz.. Bu günlerde çantadan, elbiseye, bluzlara nerdeyse her şeye püskül, saçak takma çılgınlığı var trendlerde yine.. 🙂

OrguBolero8

İşte tek bir motifle yola çıktığımız örgümüz bu boleroya dönüştü.. Dantel motiflerin tarihte bir efsaneye göre kar tanelerinden ilham alınarak ortaya çıktığına inanılır.. Sanki gökyüzünden inen her tanede saklı bir hikayenin, attığınız her ilmekteki kendi hikayenizle birleşmesinden oluşan bir sihir gibi, dün, bugün,yarın saklı her bir örgülerimizde..

“Örgülerimizde başlangıç noktamız aynı olsa da başlangıçtan sonuca doğru ilerlerken ruhumuzla kesişen yollardan hangisini seçtiğimizle ilgili olarak her birimiz farklı tasarımlara imza atabiliriz”….AD….

Monochrome yada colorful ve hepsi birbirinden değişik hikayelerinizle değerlenen örgülerinizle güzel günleriniz olsun.. Şimdilik gitme vakti….

Sevgilerimle..

OrguBolero11

Photos Shooting: Dokas

Hand-Knitted White Bolero: AD (adhandmade)

  Black Singlet & Black Jean: ADL,

Sunglasses: Chanel,

Shoe: Erol Saçmacı

Örgü (Knitting), DIY içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 5 Yorum

Monochrome Fashion

Monochrome; resim, çizim, tasarım ve fotoğrafların tek renkten oluştuğunu ifade eden bir sözcük, kökü eski Yunancaya dayanmakta.. Sadece gri tonlardan oluşan bir cisim veya resim de monochromatic, gri tonlamalı ya da siyah beyaz olarak adlandırılabilir..

Monochrome; bazen gün gelir tavan yapar, gün gelir arka sıralara düşer ama aslında tüm sanat dallarında da her daim yer bulur kendine.. Eskiden fotoğraf makinelerimiz, televizyonlarımız siyah beyazdı fazla farkında değildik olağandı sanki, sonra renklendik siyah beyaz biraz gözümüzden düştü her nedense.. Sonra nostalji dedik, vintage dedik yine bir hatırladık hatta yeniden bulmuş gibi bir önemsedik..

Belki de güzellikleri çoğaltacağımız yerde dünyamızı yaşanmaz hale getirirken acıyı, hüznü aynı zamanda güzellikleri de en iyi ve estetik biçimde ifade eden siyaha ve beyaza yöneldik, adına da eskiye özlem dedik sanki..

Ama o hiç bir zaman o mağrur, biraz gizemli, kendinden emin halinden hiç bir şey kaybetmeden bizim onu hatırlayacağımızı bilir gibiydi..

Siyah; acıya, hüzne, ölüm ve mateme, kasvete, karamsarlığa, ciddiyete, protokole, asalete damgasını vurmuş, çirkinlikleri örten bir renk..

Beyaz; saflık, masumiyet, düğün, neşe, dinginlik, aydınlık, temizlik, umut, ışık, gelecek ifade eden, çirkinlikleri ise olduğu gibi gün yüzüne çıkaran bir renk…

İki zıt kutup, sanki asla yan yana gelemeyecek gibi ama birleşmelerinden ortaya çıkan uyum hiç göz ardı edilemeyecek bir şekilde baş döndürücü..

Kullanması çok kolaymış gibi görünen, tüm kusurları kapatırmış sanılan ama aslında bütün gerçekliği en çarpıcı şekliyle ortaya koyan en zor iki renk yada monochrome olarak ifade şekli..

Sizce de öyle değil midir bazen bakarsınız bir monochrome fotoğraf en güzel renkli fotoğraftan da çarpıcı ve duyguları daha net aktarır bizlere..

bymecurobcotto-Monochrome

by Mercurob Cotto

Bu nedenledir ki monochrome moda dünyasında da her zaman vazgeçilmezdir.. Bazen çılgınlık halinde tavan yapar, bazen biraz durulur ama zaman zaman moda designer’ larının tasarımlarıyla hep bir yer bulur kendine..

Monochrome Fashion için baştan aşağı tek renk yani monochrome kombinler oluşturmak gerekli.. Alakasız renkleri kombinlemek yerine, tek bir renk seçip bütün parçaları o renkte tamamlamak bu trendin olmazsa olmazı.. Seçtiğiniz tek parça bile başka renk olursa monochrome modası için  yanlış kombin yaptınız demektir.. Tepeden tırnağa aynı renk giyinmek, silueti daha ince ve uzun gösterir ve klasik sade bir görünüm yaratır… Klasik görünümden kurtulmak içinse aynı rengin farklı tonlarını kullanabilirsiniz..

Monochrome stilde her döneme uyum sağlamasıyla en çok siyah ve beyaz renk başı çekmekte.. Podyumlarda da ünlü tasarımcılar siyah ve beyaza daha çok yer vermekte.. Bazı modacılar Diane Von Furstenberg gibi tasarımlarında baskıları, grafik desenleri, soyut tasarımları cesurca kullanırken bazı tasarımcılar ise Alexander Wang, Victoria Beckham gibi tasarımlarını daha basit tutarak siyah ve beyazı tercih etti..

2012 yaz sezonundan itibaren neon ve pastel tonlarındaki renkleri birbirleriyle alakasız renklerle kombinlemek modaydı.. 2013 ve 2014  sezonunda bu  Color Block yani renk bloğu modasını geride bırakıp monochrome modasına  merhaba dedik.. Bu moda 2015-2016 sezonunda da devam edecek gibi..

Daha renklere yeni alışmışken monochrome stile geçmek işte modanın ne kadar hızlı değiştiğinin de bir göstergesi.. Hatta bazen sokaktaki, mağazalarda ki değişim bile podyumlarda ki bu hıza yetişemiyor..

Tek renk giyinmek monochrome için önemli bir zorunluluk ama takıları aynı renk seçmek zorunda değilsiniz.. Takılarınızı  metalik, lame veya dore tonlarında seçebilirsiniz. Bu sayede tek renk kombininizi, seçtiğiniz metalik tonlardaki takılar  daha çok göstereceklerdir.

Monochrome trend tasarımlarda çok çeşitli şeritler, çizgiler, baskılar, noktalar, grafik desenler kullanıldığından kullanımı çok yönlüdür ve değişik bir çok şekilde kombinlenebilir..

Monochrome kombinleri ile girdiğiniz her ortamda sade görünümünüze rağmen oldukça dikkat çekebilirsiniz..

Aslında siyah, beyaz yada tek renk hayatımızın her alanında mutlaka bir yerlerinde hep varlığını sürdürecek moda olsun yada olmasın..

Monochrome fashion yada monochrome sanat adı ne olursa olsun hep  kasvetten, acıdan, şiddetten uzak güzellikler ve  zarafetle yan yana olması dileğimle..

Sevgilerimle…

Kenzomonochrom1

Fashion, Trends içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Örgü, Dikişte İSG’ siz Olmaz!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu yazımı da İSG  yani İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanlığı yanımla yazayım dedim.. Böylece İSG uzmanlığını örgüye ve dikişe kısaca elişlerine bağdaştırarak ta  bir devir başlatırım belki.. 🙂

İş sağlığı, iş güvenliği deyince hep aklımıza büyük işyerleri, fabrikalar gelir, sadece oralara gerekliymiş gibi.. Oysa hayatımızın her alanında, attığımız her adımda dikkat etmemiz gereken ve bilinçlenmemiz gereken en önemli sorun bence.. Hem de çocuk, genç, yaşlı, erkek, kadın ayırmadan  toplumun tüm bireylerinin katılımıyla..

Elişleri hem hobi, meditasyon amaçlı yapılabildiği gibi aynı zamanda her biri gelir getiren bir meslek olarak ta icra ediliyor gerek evlerimizde gerek atölyelerimizde.. Bu işleri gerçekleştirirken de pek çok alet ve malzeme kullanıyoruz..

iron3sewingtoolsKanıksadığımız bu aletler aslında dikkat edilmediğinde pek çok tehlike yaratacak potansiyele sahip.. Makas, şiş, tığ, iğne gibi kesici, delici, ütü gibi yakıcı aletler, bazen yapıştırıcılar (zehirleyici), küçük çocuklar tarafından her an yutulabilecek düğmeler.. Özellikle evlerinde çalışıp küçük çocuğu olanlar çok dikkat etmeliler.. Mümkünse bu dikiş ve örgü malzemeleri uygun kutularda ve dolaplarda tutulmalı ve iş bitiminde mutlaka ortadan toplanmalı.. Şiş ve tığ gibi aletlerde iş bitiminde ya kutularında yada uçlarına şiş ve tığ ucu koruyucu takılarak muhafaza edilmeli..

sewingmachine

Dikiş makinelerimiz de sonuçta elektrikle çalışıyor.. Onların da bakımını ihmal etmemeliyiz.. Makine devamlı (full-time) kullanılıyorsa her gün temizlenmeli, kumaş tozları alınmalı, iplik, yün parçası ve kırpıntıları toplanmalı ve yağlanmalıdır..

Dikiş makinemizi asla hasar görmüş, ekleme yapılmış yada orijinal olmayan elektrik kablolarıyla kullanmamalıyız.. Islak ve nemli ortamlarda bulunmamasına özen göstermeliyiz..

Ütü kullanırken de yanmalara karşı gerekli tüm tedbirleri almalıyız ve mutlaka bir ütü masası kullanmalıyız..

Bu işlerle ister hobi, ister meslek olarak uğraşanları bekleyen diğer tehlike ise sağlığımız.. İster dikiş dikin ister örgü örün genelde vücut hareketleri hep aynı ve rutindir.. Bazen iş bitsin diye 4-5 saat yada daha fazla yerimizden kalkmadan aynı pozisyonda kaldığımız olur..

SewingmodelistTüm bu nedenlerle;  dikiş dik, patron çıkar, kumaş kes derken yanlış eğilip bükülmelerle ve devamlı aynı pozisyonda kalmakla  ortaya çıkan , önce geçici başlayan ama zamanla önlem almadığımız takdirde kalıcı olmaya varan boyun, kol, omuz, sırt, bel ağrıları, boyun-bel fıtıkları terzilikle uğraşanlarda  da çok sık görülen rahatsızlıklardır..

KnittingWomanÖzellikle örücülerde olduğu gibi ellerini yoğun olarak kullanarak çalışanlarda ise el, bilek ağrıları sinir sıkışmaları, parmaklarda uyuşukluk ve his kayıpları devamlı şiş  ve tığ tutmaktan oluşan rahatsızlıklar arasında başı çeker..

Birde ip, yün ve kumaş tozları  var tabii ki özellikle alerjisi olanlar için.. Ne kadar süreyle ve yoğunlukta maruz kaldığınıza bağlı olarak..

Günümüzde bu tip işlerle uğraşıyorken kalktığımız ilk arada ya bilgisayar, tablet yada cep telefonlarının başındayız.. Yani yine bir rutinden diğerine hiç bir değişikliğe izin vermiyoruz..

Oysa vücut yapımız yaratılış itibariyle tamamen harekete endeksli, yani devamlı hareket etmeli.. Bu nedenle yapacağımız en önemli şey mutlaka en az her iki saatte bir 10-15 dakikalık basit egzersizler yapmayı ihmal etmemeliyiz.. Bu tüm bilgisayar , ofis  ve masa başı çalışanlarının da yapması gereken ilk temel kural..

Size bu konuda Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon derneğinin hazırladığı Akıllı Hareketler isimli siteyi ziyaret etmenizi öneririm.. Tüm yaşantımızda uygulamamız gereken hareketler çok güzel  grafik ve videolarla anlatılıyor..

Benim burada hepsini anlatmam mümkün olmadığından dikiş ve örgüye dair bazı önemli bir kaç noktaya değinip yazımı bitireceğim.

sewingwomenDikiş İçin En Uygun Duruş: Önce vücudunuzun duruşunu ayarlayın, yorulmamak için rahatça oturmalısınız.. Sandalyeniz işinizi koyduğunuz masanın yüksekliğine uygun olmalı, ayaklarınız bitişik olarak küçük bir ayak destek tahtasına dayanmalı.. Bacak bacak üstüne atmayın, düz oturmaya dikkat edin ki işiniz uzun sürse bile bundan belkemiğiniz zarar görmesin.. Yine bunun için elinizdeki işi öne eğilmenizi gerektirmeyecek yükseklikte tutun..

Dikiş makinenizi de kullanırken koyduğunuz yüksekliğe dikkat edin.. Herkes sandalye ve masasını kendi boyuna ve oturuş kurallarına göre ayarlamalı..

lightAydınlatma: Işık çok önemlidir.. Yaptığınız iş ne olursa olsun ışığı dikkatle ayarlayın.. Gözlerinizi yormamak için pencere kenarına yakın olun doğal ışıktan yararlanın.. İster doğal ışık ister aydınlatma kullanın ışığın sol tarafınızdan gelmesine dikkat edin ki elinizin gölgesi işin üzerine düşmesin.. (Sol elini kullananalar hariç tabii ki)..

Bilgisayar kullanırken ve televizyon seyrederken asla karanlık ortamda bulunmayın (yani ışıkları söndürmeyin), ışığın ise arkanızdan gelmesine özen gösterin..

Parmak Koruyucular: Dikiş iğnesini tuttuğumuz elimizin orta parmağını da iğneyi ittirmek için kullanırız, diğer elimizin işaret parmağı ise iğneyi karşılar.. İşte bu parmakların uçları zamanla iğneden dolayı delik deşik olur yada nasır bağlar.. Devamlı örgü örenlerde ise özellikle dantelde olduğu gibi ince ip kullananlarda zamanla ipin geçtiği parmakta kesikler oluşur..

İşte bunları önlemek için dikiş yüksüğü ve parmak koruyuculardan faydalanmalıyız.. Bunları tuhafiyecilerde bulabileceğimiz gibi Goblen, Hobium gibi internet sitelerinden de bulmak mümkün..

Yazının ilk başında ki slaytta bu parmak koruyucularından bazılarından örnek resimler mevcut..

Karpal Tünel Sendromu: El-bilek kanalı hastalığı, ellerini fazla kullanarak ve zorlayarak iş yapanlarda daha sık görülür.. Özellikle aynı el ve bilek hareketlerini sürekli tekrarlayan kişilerin hastalığıdır.. Aşırı el işi yapan ev kadınları, daktilo ve bilgisayar kullanımı, müzik aleti çalanlar, ağır el aletleri ile çalışanlar (marangoz, bahçıvan), titreşimli el aletleri kullanan teknisyenler gibi mesleklerde görülme oranı yüksektir.. Bunların dışında şeker, tiroid hastalıkları, romatoid artrit ( eklem iltihabı), gut, aşırı şişmanlık gibi durumlar ile hamilelikte de sık görülebilir..

Karpal kanal sendromu; median sinirin el bileğindeki geçtiği kanal içinde sıkışması sonucu oluşan hastalıktır.. Parmaklarda uyuşma ve özellikle geceleri ortaya çıkıp kola yayılan ağrılar.. Belirtileri zaman zaman boyun fıtığı ile karıştırılabilen “karpal tünel sendromu” yani “el-bilek kanalı hastalığı” özellikle gün içerisinde ev veya işyerinde ellerini sık kullanan kişileri tehdit etmekte..

Karpal tünel sendromunun oluşmasını engellemek için egzersizler yapılmalıdır:

KarpalTunelA- Bileklerinizi düz tutup, parmaklarınızı kendinize çekip bu şekilde 5 saniye (5’e kadar sayın) tutun..
B- Bileklerinizi düz tutun, parmaklarınızı gevşetin..
C- Parmaklarınızı sıkıp, elinizi yumruk yapın..

KarpalTunel2

D- Yumruğunuzu aşağıya bükün, 5’e kadar sayarak bekleyin..
E- 5’e kadar sayarak, bileklerinizi düz tutun, parmaklarınızı gevşetin..
F- Egzersizler toplam 10 kez uygulanır. Egzersizlerin bitiminde, kollar ve eller yanlarda dinlendirilir..

Karpal Tünel Sendromu elişleriyle uğraşanlar için önemli olduğundan bu bilgileri Memorial sitesinden buraya özet olarak koymak istedim.. Daha geniş bilgiye ulaşmak isteyenler bu siteyi inceleyebilir..

Evet.. Özetle benim anlatacaklarım şimdilik bu kadar.. Aslında bildiğimiz ama atladığımız yada ihmal ettiğimiz bu önemli konuların üstünden  şöyle bir geçmek istedim..   Unuttuğum yada atladığım kısımlara da ileriki günlerde yine nasıl olsa döneriz..

“Dünya, ona zarar verenler yüzünden değil, buna hiçbir şey yapmadan bakanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir”…..Albert Einstein…..

Güzel ve sağlıklı, güvenli günleriniz olsun.. İyi bayramlar..

Sevgilerimle..

Kaynaklar: Elektronik Müh.& İSG Uzmanı AD,  Karpal Tunel Sendromu: Memorial, Parmak Koruyucular: PRYM,Clover,

Örgü (Knitting), Dikiş (Sewing), Püf'ler içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Ayaklı Gömlek Yaka, Kısa Kollu Bluz

Bu bluzum sıcak yaz günlerinin rengi yavru ağzının biraz açık tonunda.. Spor kesimli bluz tarz olarak yeleği andırıyor.. Aslında spor kesimli ama yine değişik kombinlerle farklı tarzlar yaratmak mümkün.. Yakasını açık yada kapalı kullanmanıza göre havası ve duruşu tamamen değişiyor.. Hatta siyah yada beyaz kumaş yada başka soğuk renkler kullanılarak dikilirse maskülen tarza bile mükemmel uyum sağlıyor..

Bu bluzu tamamlayan bir etek de diktim, ama nedense çekim günü sabahı elektrikler kesik, saçlarımı rüzgarda kuruttum dolayısıyla Parizyen kadınlar geldi aklıma, birde boyfriend Jean ve şapkalarıma gözüm takılınca anında planlar değişti, ruhumda  biraz sokak modası havasıyla kalkmışım herhalde.. Sonuç bu kareler ortaya çıktı.. Artık eteği başka bir zamanda başka bir kombinle paylaşırım sizlerle ilerleyen günlerde.. 🙂

Gomlek Yaka Bluz Patronları

Ön ve Arka Görünüş, Patronlar

Bluzun yakası bildiğiniz erkek gömlek yakası, yani ayaklı gömlek yakası deniyor.. Dikiminde biraz tecrübe ve dikiş bilgisi gerektiriyor ama öğrenildiğinde de o kadar zor değil.. Sadece biraz özenle çalışılmalı ki  mükemmel dursun..

Ön ve arkada ikişer uzun ve oldukça geniş iki pensle vücuda oturması sağlanmış.. Günümüz modellerinde bu penslerde çok çeşitlendi, kullanım yerleri ve ebatlarıyla ( verev, dikey, yatay gibi) giysilere değişik formlar kazandıran kalıplar bulmak mümkün.. Eskiden göğüs pensi, bel için önde arkada ikişer pens en çok kullanılanlardı etek ve elbiseler için.. Şimdi değişik model tasarımlarıyla birlikte penslerin işlevselliği de daha bir arttı sanki..

Arkada ise küçük tokalı bir kemer mevcut.. Bu bluz modelimde tabii ki Burda Dergisi’ nden..

Bluzun kumaşı için pamuklu gömleklik bir kumaş kullandım.. Kumaşın cinsi Mısır Pamuğu (Egyptian cotton) diye geçiyor mağazalarda..

Pamuk yüzyıllardır insanoğlunun giysilerinde kullandığı bir bitki.. Mısır pamuğu ise dünyanın bir çok bölgesinde yetişenler içinde en değerlisi sayılıyor.. Özel dikim (kişiye özel) yapan pek çok firma gömlek kumaşlarında Mısır pamuğu kumaşları tercih ediyor..

Bu kumaşlar ipeksi dokuları, modelin formunu en iyi şekilde vermeleri, terletmemeleri ve uzun süre formlarını korumaları açısından tercihler arasında başı çekiyor..

Ben gömlek, etek ceket yada pantolon dikeceğim zaman bu tür kumaşlarımı sırf erkek kumaşı satan mağazalardan almayı tercih ediyorum.. Çünkü gerçek kumaşları ancak oralarda bulursunuz..“ Gerçek kumaşlar” bu ismi de ben taktım, onlara öyle demek geliyor içimden, öyle yakıştırıyorum.. Bu kumaş mağazalarının daha vitrinine bakarken hissedersiniz farkı.. İçeri adım attığınızda ise hafiften bir naftalin kokusuyla karışık odunumsu bir koku karşılar sizi.. Raflarda tüm asaletleriyle duran gerçek keten, pamuk, yün kumaşlar, gerçek İngiliz, İtalyan kumaşları hepsi değişik renk ve desenlerde sanki ayrı ayrı çağırır sizi.. Hepsi  nerelerden geldiklerini, nasıl dokunduklarını  fısıldar gibidirler.. İçeri birine bakacağım diye girersiniz ama hepsine dokunurken bulursunuz kendinizi..

Eğer şanslıysanız bu mağazaların müdavimi, hala eski alışkanlıklarını devam ettirip bir terziye sahip, kumaştan ve giyimden anlayan zarif bey ve hanımlara rastlarsanız onların hikayelerine de kulak verin giyim kuşam konusunda yaşanmışlıklara dair..

Bu güne kadar bu kumaş mağazalarından içeri adımınızı hiç atmadıysanız, mutlaka bir kere bile olsun girin içeri o havayı bir soluyun derim ve daha önemlisi dokunun o kumaşlara.. Hani kumaş almanız, dikiyor olmanız da şart değil.. Çünkü ayakta kalmaya direnseler de zamana yenik düşüyor onlarda.. Eskiden daha çok İstanbul’ dan alışveriş ediyordum, en son gittiğimde bu mağazalarımdan iki tanesinin daha kapandığını gördüm.. Üniversiteyle birlikte tanıştığım Bursa’ da ise o yıl dört tane olan bu mağazalardan şimdi sadece bir tanesi ayakta durmaya çalışıyor.. Hem de tekstil kentimiz Bursa’ mızda..

Evet.. Biraz hüzünlendik gibi çünkü her kapanan kumaş yada yün mağazası bu işe sevdalı herkesin biraz olsun içini acıtıyordur sanırım.. Şimdi bluzuma geri dönmeliyim, yoksa yazımı bitiremeyeceğim.. 🙂

Bu tip bluz yada gömleklerde diğer bir önemli nokta ilik ve düğmeler tabii ki.. İlikler muntazam sarılmalı, düğmeler hem kumaşa, hem de modele uygun seçilmesi olmazsa olmazı bu işin.. Hiç yaptınız mı yada o dönemlere yetiştiniz mi bilmem ama ilikler elde sarılırdı eskiden.. Rahmetli babaannem zamanında subaylara erkek gömleği dikerek geçimini sağladığından çok güzel ilik sarardı.. Hatta diğer terzilerin gönderdiği gömleklere de çok ilik sarmışlığı olmuş, anlatırdı.. Ben de öğrendim oldukça da iyi sararım ama onun kadar asla iyiyim diyemem sanırım.. Eskiden okullarda da gösterilirdi bilmem hala var mı hatta ilik saran kaldı mı.. Belki bazı özel işler dışında sanmıyorum..

Şimdi tam otomatik makinelerimizde bir tuşa basıyoruz istediğimiz model ve boyda ilikler sarılmış bitmiş oluyor.. Ben düğmeleri de makinede dikiyorum.. Bu modelde dokuz ilik var.. Bir tuşa basıyoruz da, her sefer de böyle düğmeli bir model seçtiğimde de ilk sözüm off yığınla ilik, kim açacak şimdi bunları oluyor ama vazgeçmek yok çünkü sonuçta ortaya çıkan güzellik her şeyi unutturuyor.. 🙂 Sadece biraz sabır.. Önce düğme modelimizi seçiyoruz , ilik boyumuzu da düğme kalınlığı + düğme çapı olacak şekilde ayarlayabiliriz..

GomlekYakaBluz_Banner1

Hat Design by adhandmade

AyakliGomlekYaka12

Hat Design & Shirt sewing by adhandmade

Şapkamızı da o gün içimizden geldiği gibi sabah kalktığımız ruh haliyle böyle tasarladık.. Çok istek aldığı için sanırım onlarda Boutique by AD’ de yerlerini almak üzere yola çıkacaklar ileriki günlerde..

Bu yazım biraz uzun oldu sanırım.. Ne de olsa arayı biraz uzattım.. Hep diyorum ya anlatacak çok şey var aslında.. Ha sakın gerçek kumaşlar dedim diye diğer kumaş ve kumaş mağazaları alınmasın sakın zaman içinde onlara da sıra gelecek hepsinden anlatacak çok şeyimiz var nasıl olsa.. Onların da yeri ayrı ve benimde her zaman sık sık uğradığım yerler..

Sadece konu öyle gelişti, bazen kaybederiz yada kaybettiğimizi, yok olduğunu sanırız ama o ışık aslında hala bir yerlerdedir de bizim görebilmemizi bekler..

“Bir gün siyah, tuvalimin tüm yüzeyini kapladı. Biçimsiz, kontrastsız, hiçbir saydamlığı olmayan bir siyahtı bu.

Bu aşırılığın içinde, siyaha karşı bir çıkış gördüm.

Doku farklılıkları, hafif bir ışığı ve karanlığın beraberinde getirdiği aydınlığı, resimsel bir ışığı yansıtıyordu ki bu tekil duygusal resmetme arzumu canlandırdı.

Benim aracım artık siyah değil, siyahla beraber gelen saklı ışıktı”…..Pierre Soulages…..

Sevgilerimle….

Photo Shoting: Dokas

Shirt Sewing & Hat Design: AD (adhandmade)

Sunglasses: Osse

Boyfriend Jean: Koton

Shoes: Erol Saçmacı

Shooting Location: Pirinç Han/ TURKEY

Dikiş (Sewing), DIY içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 6 Yorum