İster hazır alalım ister örelim, örgü, yün, triko kıyafetlerimizin zaman içinde tüylendiğini yada yıkama sonrasında üzerlerinde istenmeyen başka kıyafetlerden bulaşmış iplik, tüy vs. ler olduğunu görürüz..
Bana da bu örgü kıyafetlerimizi nasıl koruyacağımız sorusu çok sık sorulduğundan bu yazımda bu konuya değinmek istedim..
Büyük bir zevkle örüp bin bir emek verdiğimiz kıyafetlerin üç gün sonra heba olmasını hiç birimiz istemeyiz.. Çabuk tüyleniyor yada çok çabuk sarkıyor bahanesiyle, niye o kadar emek harcayayım diyerek örgüden uzak duranlarımız bile var..
Hatta geçen gün bir cafe de otururken yan masada bu sebeplerden dolayı örgü örmekle uğraşamayacağını söyleyen bir kaç bayanın bu konuda konuştuklarına bile şahit oldum.. Yani bu yazıyı halkın nabzını tutarak kaleme ( pardon klavyeye) alıyorum.. 🙂
Oysa bir kaç basit kurala uymakla örgülerimizin ömrünü uzatabilir ve yeni gibi durmalarını sağlayabiliriz..
El örgüsü ürünlerimizi oluştururken tabi ki en başta dikkat edeceğimiz şey kaliteli ip kullanmak.. Günümüzde teknoloji sayesinde gerçekten kaliteli ipler üretiliyor ve çok çeşitli..
Daha sonra hem örgü ipinin kalınlığına hem de elimizin sıkılığına göre uygun şiş ve tığ kullanmak gerekiyor.. Böylece kaliteli bir örgüye kavuşmuş oluruz..
Uzun uğraşlar sonrasında gece gündüz uğraşarak bitirdiğimiz örgülerimizde bir
sonraki aşama tabii ki yıkama kuralları.. Kaliteli bir örgü ipi aldığımızda hepsinin üzerinde kullanım ve yıkama talimatı olan etiketler bulunmakta.. Bu etiketleri mutlaka okuyup dikkate almalıyız..
Genellikle çamaşır makinesinde 30 derecede yünlü programı yada narin çamaşırlar programlarında yıkanabiliyorlar.. Bir de ben mutlaka yün şampuanı yada narin çamaşırlar için olan sıvı deterjan kullanmanızı öneririm, örgülerimi yıkarken her zaman bu deterjanları kullanıyorum.. Sonuç mükemmel.. Sadece sıkma işlemine son derece dikkat etmeliyiz.. Son teknoloji çamaşır makinelerinde narin yada yünlü sıkma gibi programlar var.. Eğer bunlar yoksa sıktırmadan sadece suyunu boşaltabiliriz..
Kuruturken de asmadan çamaşır kurutmalıkları üzerinde yayarak, asmak gerekiyorsa bir file içinde asıp suyunu süzdürerek kurutursak sarkma ve bozulmaları önlemiş oluruz..
Tüm bunlara dikkat etmemize rağmen örgü giysilerimizde zaman içinde sürtünmeden dolayı tüylenmeler, tomurcuklanmalar oluşabiliyor.. Özellikle kolların bedene süründüğü bölümler, bilek kısımları ve çantaları omuzumuza astığımızda çantanın bedene değdiği yerler en çabuk etkilenen kısımlar..

Tüy Temizleme Aleti
İşte bu durum içinde pek çok markette bulabileceğimiz şarjlı tüy (hav) temizleme aletleri imdadımıza yetişiyor.. Piyasa da çok çeşitleri mevcut.. Eskiden bu işlem için büyüklerimiz jilet kullanırdı ve sanki kazağın bir katı gitmiş gibi olurdu.. 🙂
Bu aletlerle giysinizi temizlediğinizde yeni örülmüş gibi olacaktır..

Tüy Toplayıcı Yapışkan Rulo
Bir diğer alette hayvan besleyenlerin çok iyi bildiği üzerinde yapışkan kağıt bantlar bulunan rulolar.. Bu rulolar sayesinde de dışarıdan giysilerimizin üzerine yapışmış her türlü toz, tüy gibi şeyleri çok kolaylıkla temizleyebiliyoruz.. Özellikle siyah giysileri giyer giymez hemen tozlanmış gibi bembeyaz olmasından herkes yakınıyordur sanırım.. İşte bu rulolar bu iş için birebir..
Bu rulonun mini bir boyunu da yapmışlar ki el çantamızda bile taşınabilir.. Tamam tamam çantamızda bir bu eksikti zaten dediğinizi duyar gibiyim.. 🙂
Bu iki aleti kumaş giysilerimizde de rahatlıkla kullanabiliyoruz.. Size yine de kullanmadan önce giysinizin görünmeyen iç kısmında deneme yapmanızı öneririm..
Her ne kadar atalarımız;
“ alet işler el övünür”
demişse de, bu yazımın el emeği işlerinize uzun kaliteli ömürler katmasına yardımcı olması dileğimle..
Sevgilerimle..
Fotoğraflar: AD, Tüy Temizleme Aleti: Sinbo,Singer,Premier, Tüy Toplayıcı Rulo: Scotch-brite Narin Çamaşırlar Sıvı Deterjanı: Perwoll,Woolite
Bu modelimi yayınlamak; yaz geldi, artık sonbahar yada kışa kaldı diyordum.. Ama baktım ki bir haftadır havalar bir soğudu her gün yağmur var.. Hele geceleri daha bir soğuk.. Güneşi göremez olduk, Haziran ayına girmemize rağmen.. Bende çok üşüyenlerden olunca bu modelimi de yazlıklara geçmeden araya sıkıştırayım dedim.. 🙂
Her nedense kalıbı alıp birebir aynısını dikmek yerine yine kendimden eklemeler yaptım.. Yani rahat batıyor sanırım, kumaşı alırken mi yada modele bakarken mi oluyor bilmem içimden bir ses bir şeyleri değiştir diyor.. Yada mühendislik alt yapısıyla hep bir update modundayım galiba.. 🙂 Sanırım bu bütün dikiş dikenlerin başına geliyordur..
Deri kumaş manşetlerin iç kısmını triko kumaştan çalıştım ki tene değince rahatsızlık vermesin diye..






Bereleri ve eldivenlerin bilek kısımlarını her modelde değişik şekillerde aksesuarlarla süslüyorum.. Bazen bir çiçek, bazen de ördüğüm zincirlerden çapraz bağlar yapıyorum.. İçimden nasıl gelirse o nedenle hepsi birbirinden farklı.. Bu kısımda yaratıcılık size kalmış..















