Siz Hiç Deri Dikmeyi Denediniz mi?

İster elbise ister çanta yada başka bir şey olsun dikiş dikenlerin yolu bir gün mutlaka  bir yerlerde deriyle kesişir.. Hele bir de deri ve deri kullanmayı seviyorsanız.. İşte ben de onlardan biriyim.. Bazen bir cep, bazen yakaya biye yada başka bir şey.. Kova burcuyum ya, rahat batıyor ya.. Al kumaşlarını dertsiz tasasız dik değil mi?.. Hayır orasına burasına deri koy yada  evet evet tamamen deri elbise dik, deriyle kumaşları karıştır..

Sonra bu hayaller sayesinde deri dikme tekniğini öğrenirsiniz.. Deri bu naziktir, çizerek işaret alamazsınız belki görünmeyen yerlerinde, asla teyel dikişi kullanamazsınız, iğneleyemezsiniz iz bırakır delik delik..  Asla hatalı dikiş kabul etmez, sökeyim de düzelteyim yok öyle bir şey, dikiş hatalıysa gitti o parça alternatifi yok..

Ayrıca gerçek deriyle tanıştınız mı kendine hapseder sizi ve bir daha suni deri kumaşlara el sürmek istemezsiniz.. Ama evdeki eldeki imkanlar denir ya tabii bende zaman zaman suni deri kumaş kullanıyorum hiç istemesemde.. Bu seferde kumaş mağazalarında suni  deri kumaşlara bakarken o muşambaya benziyor, bu naylon gibi duruyor diye söylenerek gerçek deri görünümüne en yakın duranı ararken buluyorum kendimi, satıcıları bezdiriyorumdur herhalde.. Neyse  ki onlar bana, bu hallerime alıştılar artık ve ne aradığımı anlıyorlar.. 🙂

Deri dikiminde kendine ait yapıştırma, hizalama, bazı özel malzemeler ve daha bir sürü teknik kullanılır.. Bu işin detaylarına girmiyorum, uzmanına bırakmak en doğrusu.. Benimkisi uzun vadeli deriyle flört durumu.. Neden mi?..

Çünkü tüm bu teknik detayları geçtiniz diyelim bu seferde dikiş makinenizin azizliğine uğrarsınız.. Deri bu ağırlığını orda da ortaya koyar her daim ben farklıyım, ben özelim diye hatırlatır size.. Kumaşları yağ gibi kayarak diktiğiniz makineniz deriyi görünce duruverir, yürümez olur.. Eğer biraz yüksek seviyeli bir makineye sahipseniz özel deri ayağı ve deri için olan iğnelerle bu aşamayı  da atlatırsınız.. Ama günün birinde özellikle kalınlaşan kısımlarda yine derinin o biraz şımarık halleriyle karşılaşırsınız ki bu makinelerle boşuna uğraşma benim hakkım sanayi tipi makineler deyiverir size hiç acımadan..

İşte böyle debelendiğim bir zamanda kesişti yolumuz Kerem’le.. Uzun yıllar Kırcılar deride çalışmış bir deri ustası, şimdi kendi atölyesinde devam ediyor..

adkrmHayat bir tesadüftür bazen hatta genellikle.. Bir bayram arifesinde diktiğim çanta için sapla ilgili bir parça ararken tuhafiyecimin bulsan bulsan Pirinç Han’ da bulursun demesiyle gitmiştim..

Başka dericilerde varmış ama gün  arife tatile girmeden yetişeyim telaşı gözüm sadece bir ışık gördü koca handa ve ayaklarım beni oraya götürdü.. Çantam için çözüm bulundu ama ben o telaş birde makineme kafam bozulmuş, o kafa karışıklığıyla bir çantam daha var eğer makinem nazlanmaz da çekebilirsem onu da getireceğim demişim de aslında ben bunu kafamda düşündüğümü sanırken mırıldanmışım her halde..  Ve arkamdan duyduğum “sen getir ne gerekiyorsa ben çekerim, ev makinesiyle biraz zor çekersin onu” diyen sesi algılamam sanrım iki haftamı aldı..

Çünkü böyle ufak iş yapacak hele tek bir dikiş çekecek birini bulamazsanız.. Herkesin ya yetiştirecek siparişleri vardır yada toptan işlere çalışıyorlardır overlock makinemi almadan önce (overlock dikiş çeken çok aradığım için) bu gibi bahanelerle çok karşılaştığımdan artık bu sesi o an duymam ve idrak etmem zaten mucize olurdu..

Daha sonra gittiğimde sen ciddi miydin dediğimde “ evet sözüm söz yaparım dedimse yaparım” dedi.. İşte Kerem sözüm söz diyorsa o işi bitti bilin.. O günden sonra artık deri parçamı lazım, çanta tamir yada modifiye kısaca deriyle ilgili ne varsa müracaat Kerem.. Böylelikle benim sanayi makinesi mi alsam acaba gibi düşüncelerim de şimdilik rafa kalkmış oldular.. 🙂

Çok şey öğrendim Kerem’den deriyle, nasıl dikileceğiyle, hangi malzemeler kullanılacağıyla ilgili.. Denk geldi izlediğim zamanlar oldu nasıl çalıştığına dair.. Kapılarını her daim açtı bana hiç esirgemeden..

İşte bu deri sevdasından bu yazıda Kerem’in atölyesine  yer verdim.. Hatta  artık deri konusunda benim içerik sağlayıcım, belki bir gün  bu konularda yazı yazmasına da ikna ederim kim bilir?.. Şimdilik çekimlerime izin verdiği, konuk mankenimde olduğu için bununla yetiniyorum.. 🙂

Deri konusunda ister ceket, mont, ister çanta gerek modifiye, gerekse sıfırdan istediğiniz bir modeli diktirmek isterseniz siparişle her konuda yardımcı olacaktır.. A birde adhandmade’ den geldim derseniz %20 iskontanız da hazır.. Bu jestine ve sağladığın bütün bu kolaylıklar  ve yardımlar için sana çok teşekkür ederim..

Vintage2

Vintage

Vintage1

Vintage

Ayrıca vintage çanta ihtiyacınız olduğunda da yada bir döneme ait parçalar arıyorsanız uğramanızda fayda var.. Zaman zaman değişik dönemlere ait parçalar bulma şansınız var..

Atölyeye gitmişken çantalara da bir göz attım.. Bazen sade model ararsınız da mağazaları dolaştığınız da moda diye her yeri taş tuş sarmıştır ve bir türlü istediğinizi bulamazsınız.. İşte ben bu sade modellerden   Kerem’in kaliteli işçiliğinden çıkmış olan gerçek deri ve el yapımı çantalardan kendi seçtiklerimden bazılarını sizlerle paylaşmak istedim..

Bu çantalardan bazılarını zaman zaman benim Boutique by AD sayfamda da bulabileceksiniz..

Yalnız bu çantaların tamamı el işçiliği olduğundan aynısının bir ikincisini bulmanız mümkün olmuyor genelde.. Aynı renk ve aynı cins deri bir daha bulunmayabiliyor.. Modelde devamlılık sağlanabilir..

Çekimlerimizi de yazımda bahsi geçtiği üzere AVM’ lere inat ayakta kalmaya çalışan hanlarımızdan Pirinç Han’ da gerçekleştirdik.. Anlatacaklarımız daha çok ama ilerleyen günlerde yine yolumuz düşer buralara nasıl olsa..

Evet.. İşte hayatta bazı şeyler tesadüftür dedik ya.. Hayat yolunda ki her adımda aşkta, işte yada daha pek çok alanda ne çok şeyle teğet geçmişizdir, ıskalamışızdır, ama bazılarına da nedense dokunmuşuzdur  bilmeden hesaplamadan.. Tesadüf deyip geçtiğimiz şeyler aslında boşuna değildir bu hayatta, bir işarettir belki de şimdi anlayamasak da, çözemesek de ileride ki günlerde yaşayacaklarımız için…

“Yaşamımızdaki her etkinlik ebediyen titreşecek bir tele dokunur”…..Edwin Hubbel Chapin…..

Tesadüflerin mutluluğunuza dönüşmesi dileğimle.. Sevgilerimle…

Pirinç Han-TURKEY

Pirinç Han-TURKEY

Fotoğraflar: Dokas,AD, Çantalar: Kerem Yüce (Pirinç Han), Bluz: Oxxo, Boyfriend Jean:Koton, Gözlük: Osse, Ayakkabı: Erol Saçmacı

Dikiş (Sewing) içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 8 Yorum

Ön Kısa, Arka Uzun Elbise

OnKisaArkaUzunElbise2

Bu önü kısa, arkası uzun elbisenin roba kısmı atlet tarzı ve A form bir kalıp.. Önün kısalığı da yumuşak hoş bir kavisle arka boydaki uzunlukla birleşiyor..

onkisaarkauzunpatron

Ön ve Arka Görünüş ve Patronlar

Kumaş olarak penye kumaş kullandım.. Yalnız bu penye kumaşın cinsi o her yerlerde bulunan ucuz görünümlü olanlardan değil.. Kalınlığı ve dokusu çok güzel.. Görüntüsü ise sanki taşlanmış gibi hafif puslu.. O yüzdenden de klas hoş bir duruşu var.. İsmi taşlanmış lakost penye diye geçiyor.. Deneyin pişman olmayacaksınız..

Sanırım 2 yıldır falan görünür oldular kendileri kumaş mağazalarında.. 🙂 Butiklerde de görüntüsüyle bu kumaş diğer ürünler arasından hemen farkediliyor..

OnKisaArkaUzunElbise8

Kumaşın dikimi de overlock makinesi ile bir o kadar kolay.. Elbisenin yaka ve kol yuvaları kendi kumaşından pervaz ile çevrilliyor  ve  her iki yanında dikiş arası dediğimiz gizli cepleri var.. Bu modelin dikiminde el tutacak tek kısım bu pervaz ve cep dikişleri..

Etekleri ise hiç bastırmıyoruz, overlock makinesi ile kapalı süs dikişlerinden biri ile çekince işlem tamamlanmış oluyor…

Ben bu overlock süs dikişlerini görünür kısımlarda kullanmayı nedense çok seviyorum.. Hatta elbiseni ters mi giydin dedirten ( tecrübeyle sabittir; özellikle otobüslerde sevimli teyzelerden güzel kızım bluzunu ters mi giydin sorularıyla karşılaştığım da çok olmuştur ) tüm dikişler dışardan görünecek şekilde yapılan tarz var ya ona da bayılıyorum… İleriki günlerde bu tür örneklere de yer vereceğim, inşallah.. 🙂

Overlock dikişini giysilerin dışında göstermekten bahsedince aklıma sevgili modacımız ( gerçi kendisi her zaman ben terzi yamağıyım dese de ) Barbaros Şansal geldi.. İzlediğim bir programda böyle overlock dikişini gösteren kıyafetler giyen bir kadının  asla şık olamayacağını söylemişti, sanırım stil yarışmalarından birinde jüri üyesiyken.. Ama ne yapayım ki sevgili Barbaros Şansal sen çok değer verdiğim saydığım modacılardan biri olsan da ben bu overlock dikişlerini göstermekten ve zaman zaman aklım estiği yerlerde kullanmaktan vazgeçemeyeceğim sanırım.. 🙂 Galiba bu da ne yardan ne serden vaz geçerim durumu..

Moda da böyle bir şey; mesela eski yıllarda ince ten rengi çorap giymeyen kadınlar şık sayılmazken, günümüzde tam tersi ince ten rengi çorap giyen kadın stil sahibi olamadığı gibi şık da sayılmıyor, bütün kadınlar yaz kış çorapsız gezmek zorunda.. Neyse bu konular biraz karışık ve üzerine uzun uzun destan yazılır.. Ben konumuza geri döneyim..

Eveet.. Nerede kalmıştık?.. Tamam şimdi devam ediyorum..Ben bu elbiseyi tayt ve illaki kalın topuk ayakkabılarla tamamlayarak tunik gibi kullandım.. Ama siz hiç bir şey giymeden de ( özellikle bacaklarına güvenenler ) elbise olarak yada şortla da zevkinize göre tamamlayabilirsiniz.. İster kumsalda ister şehirde.. Kombininize göre seçim sizin..

Aaa.. Az daha unutuyordum, bu modelimde tabii ki Burda Dergisi’ nden.. O kadar dergi arasından olmazsa olmazım.. İlerde bir gün Burda Dergisi’ ne olan bu düşkünlüğümün nerden geldiğini anlatan bir yazı yazarım.. Yani niyetim var.. 🙂

Çekimlerimizi de Özlüce Kültür Merkezinde gerçekleştirdik.. 1900’lerin başında inşa edilmiş bir rum kilisesi.. Yolunuz düşerse gezmenizi tavsiye ederim.. Çekim günü kapalıydı o nedenle içerisini gösteremedim sizlere.. Artık bir başka sefere, yolumuz düştüğünde..

“Şansını kullan, mutluluğuna sahip çık ve risk al. Sana bakanlar buna alışacaktır.”……Rene Char, Rougeur Des Matinaux…..

Güzel günleriniz olsun…Sevgilerimle…

Photo Shooting: Dokas

Sewing: AD (adhandmade)

Tights: Penti

Sunglasses: Koton

Shoe: Erol Saçmacı

Shooting Location: Özlüce Kültür Merkezi (Özlüce Cultural Center) /TURKEY

Dikiş (Sewing), DIY içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 8 Yorum

Dünya Örgü Günü (WWKIP)

wwkip13 Haziran dünya örgü günü; yani World Wide Knit in Public Day olarak biliniyor.. Kısaca WWKIP..

WWKIP 2005′ te Danielle Landes tarafından başlatılmış bir event.. Amaç; komşular, arkadaşlar arasında  toplanarak örgü örülen eğlenceli bir aktivite olarak lokal olarak başlamışsa da bu event oldukça ilgi görmüş ve yayılmış..

Bu event yıllar içinde Avustralya, Çin, İngiltere, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Amerika gibi daha pek çok ülkede kutlanmaya başlanmış.. Geçen yıl katılan ülke sayısı 42 olmuş..  Bu ülkeler arasında  Türkiye’de var..

2014 yılına kadar Haziran ayının ikinci Cumartesi ile üçüncü Cumartesi arasında tam bir haftaya yayılmış olarak kutlansa da 2015 yılında 13 Haziran  WWKIP Day olarak kesinleştirilmiş.. 2016 yılında ise muhtemelen 3. Cumartesi’ne denk gelen  18 Haziran günü kutlanacak, şimdiden not edin derim..

Ben bu gün örgü örmek yerine, WWKIP günün de biraz şöyle bir dünya moda designer’ları örgü konusunda neler yapmış diye bir tura çıkmak ve bu güzelliklerin yüzlercesi arasından bazılarını sizlerle paylaşmak istedim.. 🙂

Bu güzellikler karşısında daha fazla söze gerek yok diyorum…

Örgülerinizle beraber mutlu günler dilerim.. 🙂

Sevgilerimle..

Kaynak: WWKIP

Örgü (Knitting) içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 6 Yorum

Örgülerimizin Bakımı

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İster hazır alalım ister örelim, örgü, yün, triko kıyafetlerimizin zaman içinde tüylendiğini yada yıkama sonrasında üzerlerinde istenmeyen başka kıyafetlerden bulaşmış iplik, tüy vs. ler olduğunu görürüz..

Bana da bu örgü kıyafetlerimizi nasıl koruyacağımız sorusu çok sık sorulduğundan bu yazımda bu konuya değinmek istedim..

Büyük bir zevkle örüp bin bir emek verdiğimiz kıyafetlerin üç gün sonra heba olmasını hiç birimiz istemeyiz.. Çabuk tüyleniyor yada çok çabuk sarkıyor bahanesiyle, niye o kadar emek harcayayım diyerek örgüden uzak duranlarımız bile var..

Hatta geçen gün bir cafe de otururken yan masada bu sebeplerden dolayı örgü örmekle uğraşamayacağını söyleyen bir kaç bayanın bu konuda konuştuklarına bile şahit oldum.. Yani bu yazıyı halkın nabzını tutarak kaleme ( pardon klavyeye) alıyorum.. 🙂

Oysa bir kaç basit kurala uymakla örgülerimizin ömrünü uzatabilir ve yeni gibi durmalarını sağlayabiliriz..

örgüEl örgüsü ürünlerimizi oluştururken tabi ki en başta dikkat edeceğimiz şey kaliteli ip kullanmak.. Günümüzde teknoloji sayesinde gerçekten kaliteli ipler üretiliyor ve çok çeşitli..

Daha sonra hem örgü ipinin kalınlığına hem de elimizin sıkılığına göre uygun şiş ve tığ kullanmak gerekiyor.. Böylece kaliteli bir örgüye kavuşmuş oluruz..

Uzun uğraşlar sonrasında gece gündüz uğraşarak bitirdiğimiz örgülerimizde bir orgu2sonraki aşama tabii ki yıkama kuralları.. Kaliteli bir örgü ipi aldığımızda hepsinin üzerinde kullanım ve yıkama talimatı olan etiketler bulunmakta.. Bu etiketleri mutlaka okuyup dikkate almalıyız..

Genellikle çamaşır makinesinde 30 derecede yünlü programı yada narin çamaşırlar programlarında yıkanabiliyorlar.. Bir de ben mutlaka yün şampuanı yada narin çamaşırlar için olan sıvı deterjan kullanmanızı öneririm, örgülerimi yıkarken her zaman bu deterjanları kullanıyorum.. Sonuç mükemmel.. Sadece sıkma işlemine son derece dikkat etmeliyiz.. Son teknoloji çamaşır makinelerinde narin yada yünlü sıkma gibi programlar var.. Eğer bunlar yoksa sıktırmadan sadece suyunu boşaltabiliriz..

Kuruturken de asmadan çamaşır kurutmalıkları üzerinde yayarak, asmak gerekiyorsa bir file içinde asıp suyunu süzdürerek kurutursak sarkma ve bozulmaları önlemiş oluruz..

Tüm bunlara dikkat etmemize rağmen örgü giysilerimizde zaman içinde sürtünmeden dolayı tüylenmeler, tomurcuklanmalar oluşabiliyor.. Özellikle kolların bedene süründüğü bölümler, bilek kısımları ve çantaları omuzumuza astığımızda çantanın bedene değdiği yerler en çabuk etkilenen kısımlar..

tüyalmamakinesi

Tüy Temizleme Aleti

İşte bu durum içinde pek çok markette bulabileceğimiz şarjlı tüy (hav) temizleme aletleri imdadımıza yetişiyor.. Piyasa da çok çeşitleri mevcut.. Eskiden bu işlem için büyüklerimiz jilet kullanırdı ve sanki kazağın bir katı gitmiş gibi olurdu.. 🙂

Bu aletlerle giysinizi temizlediğinizde yeni örülmüş gibi olacaktır..

tüytemizleme2

Tüy Toplayıcı Yapışkan Rulo

Bir diğer alette hayvan besleyenlerin çok iyi bildiği üzerinde yapışkan kağıt bantlar bulunan rulolar.. Bu rulolar sayesinde de dışarıdan giysilerimizin üzerine yapışmış her türlü toz, tüy gibi şeyleri çok kolaylıkla temizleyebiliyoruz.. Özellikle siyah giysileri giyer giymez hemen tozlanmış gibi bembeyaz olmasından herkes yakınıyordur sanırım.. İşte bu rulolar bu iş için birebir..

Bu rulonun mini bir boyunu da yapmışlar ki el çantamızda bile taşınabilir.. Tamam tamam çantamızda bir bu eksikti zaten dediğinizi duyar gibiyim.. 🙂

Bu iki aleti kumaş giysilerimizde de rahatlıkla kullanabiliyoruz.. Size yine de kullanmadan önce giysinizin görünmeyen iç kısmında deneme yapmanızı öneririm..

Her ne kadar atalarımız;

“ alet işler el övünür”

demişse de, bu yazımın el emeği işlerinize uzun  kaliteli ömürler katmasına yardımcı olması dileğimle..

Sevgilerimle..

Fotoğraflar: AD, Tüy Temizleme Aleti: Sinbo,Singer,Premier, Tüy  Toplayıcı Rulo: Scotch-brite  Narin Çamaşırlar Sıvı Deterjanı: Perwoll,Woolite

Örgü (Knitting), Püf'ler içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | 4 Yorum

Siyah Triko Dik Yaka Bluz (Black Tricot Neckband Blouse)

SiyahDikYakaBluz1Bu modelimi  yayınlamak; yaz geldi, artık sonbahar yada kışa kaldı diyordum.. Ama baktım ki bir haftadır havalar bir soğudu her gün yağmur var.. Hele geceleri daha bir soğuk.. Güneşi göremez olduk, Haziran ayına girmemize rağmen.. Bende çok üşüyenlerden olunca bu modelimi de yazlıklara geçmeden araya sıkıştırayım dedim.. 🙂

Siyah triko dik yaka bluz modelime “bluz” dedim ama kazak, hatta boyu basen altında bittiğinden tunikte desem olurdu sanırım..

kalip2

Siyah Dik Yaka Bluz Beden 36-44

Çünkü bu kalıbı kullanarak bir boy kısasını dikerseniz kazak, benim gibi boyunu uzatıp dikerseniz tunik olarak kullanmanız mümkün.. Boyu ayak bileklerine kadar uzun bir şekilde dikildiğinde de maxi bir elbise olarak çok hoş olacağına eminim.. Yani bir kalıptan üç ayrı model yada daha fazlasını yaratmak mümkün..

Modelin yapımında örgü görünümlü esnek triko bir kumaş kullandım.. Bu kumaşa triko jarsede diyebiliriz.. Bu kumaşların tek avantajı eğer bir overlock makineniz varsa; 4 iplik çalıştığınızda hem dikiş hem de temiz dikiş bir arada yapabildiğinizden tek çekimde bütün işlemleriniz tamamlanıyor..

Triko kumaşların kullanımı da bir o kadar kolay.. Kırışma problemi olmadığından ütü derdi de kalmıyor.. Hani çok sık seyahat edenlerin kabusudur, valizden kıyafetlerin buruş buruş çıkması..

Yine siyah triko dik yakalı bluz modelim Burda Dergi’ sinden.. SiyahDikYakaBluz Her nedense kalıbı alıp birebir aynısını dikmek yerine yine kendimden eklemeler yaptım.. Yani rahat batıyor sanırım, kumaşı alırken mi yada modele bakarken mi oluyor bilmem içimden bir ses bir şeyleri değiştir diyor.. Yada mühendislik alt yapısıyla hep bir update modundayım galiba.. 🙂 Sanırım bu bütün dikiş dikenlerin başına geliyordur..

Baktım ki deri kumaş ve fermuar çılgınlığı var günümüz trendlerinde, ben de kolların bilek kısımlarında manşet şeklinde, önde ise tek tarafta boyuna deri kumaş ve fermuar kullanmaya karar verdim..

Suni deri görünümlü kumaşların çok kalın olmayan çeşitlerinden kullandım ki trikoyla aynı yumuşaklıkta uyum sağlaması açısından.. Fermuarda ise metal ve alttan açılan mont tipini tercih ettim.. Sanki açılıyormuş havası versin diye..

Yaklaşık 7,5×51 cm uzunluğunda deri kumaşın tam ortasına fermuarı dışarıdan görünür şekilde diktim ve bu parçayı bluzun ön sol tarafına monte ettim.. Kollarda fermuarın deri manşet kadar ki kısmı açılıyor, boyunu ise manşetten dirseğe doğru daha uzun tuttum, sadece görsellik açısından..

SiyahDikYakaBluz3Deri kumaş manşetlerin iç kısmını triko kumaştan çalıştım ki tene değince rahatsızlık vermesin diye..

Şimdi  fermuarı kollara ve ön bedene dışardan görünür şekilde dikince, fermuar dikmeyi bilmiyor herhalde diye aklından geçirenler olur sanırım.. 🙂

Ama modaya düşkünlerin gözünden kaçmamıştır bu trend… Gerçi yurt dışı modellerde 5-6 yıldır var da sanırım bizde 2- 3 yıldır falan tek tük görmeye başladım butiklerde.. Böylece bir şeyler dikerken son trendlerden  sizin ruhunuza uyan taraflarından yararlanıp ufacık eklemeler yaptığınızda ise inanın giydiğiniz kıyafetleri hangi markadan, nereden aldığınızı soranların sayısına sizde şaşıracaksınız..

Bu yazıyı hazırlamaya başladığımda gökyüzü grimi gri, hava soğuk ve yağışlıydı.. Bitirdim hala bir değişiklik yok..

Güneşe, sıcacık günlere ve yazlıklara kavuşabilmek dileğimle..

“Başkalarını mutlu etmek için çalıştığımızda başarılı olmayız, ama kendi mutluluğumuz için yaptığımız işler her zaman başkasının ilgisini çeker”…..Marcel Proust, KARIŞIMLAR….

Sevgilerimle..

Photo Shooting: Dokas

Sewing: AD (adhandmade)

Tights & Sunglasses: Stradivarius,

Shoe: Mammamia

Dikiş (Sewing), DIY içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 6 Yorum